Robotik Cerrahi

Prof. Dr. Cem Baykal

 

Robotik cerrahi olarak bilinen cerrahi yöntemi jinekoloji alanında hastanın karnına büyük bir kesi yapılmadan 1 cm lik küçük kesilerden yerleştirilen kamera ve cerrahi alet çubuklarıyla gerçekleştirilen ameliyatlardır. Aslında artık halkın da aşina olduğu ve kapalı ameliyat olarak nitelediği laparoskopi işleminin teknolojik olarak bir üst basamağı olan robotik cerrahi yönteminde laparoskopide olduğu gibi hastanın karın boşluğu içine küçük kesilerden giren mekanik kol ve aletler ve de en önemlisi 3 boyutlu bir görüntü sağlayan bir kamera yardımıyla laparoskopiye göre çok daha fazla keskin görüş, müdahale ve işlem imkanı sağlanmaktadır.

Robot konsolu olarak anılan cihazın başında oturan cerrahın tüm el hareketlerini birebir olarak içerdeki robot eline aktaran ve büyütme özelliği sayesinde cerraha daha keskin ve yakından bir görüntü sağlayan bu yöntemde cerrahi daha etkili, kolay ve hastaya daha az sıkıntı verecek şekilde yapılabilmektedir.

Robotik değişik branşların hepsinde laparoskopiyle yapılabilen tüm cerrahi işlemleri gerçekleştirebilmektedir. Dolayısıyla halkımızın kapalı ameliyat diye bildiği tüm operasyonlar robotik cerrahi ile yapılabilmektedir. Bunlar arasında genel olarak prostat ameliyatlarından kalp damar ameliyatlarına, safra kesesi ameliyatlarından kadın hastalıkları ameliyatlarına kadar geniş bir yelpaze sıralanabilir. “Minimal invazif cerrahi” olarak isimlendirilen ve çağımızın yeni cerrahi akımı olan uygulamalar bütününde amaç, hastanın sağlığı için gerekli cerrahiyi çevre dokulara en az zarar vererek ve mümkün olduğunca organları koruyan bir yaklaşımla yapmaktır. Bu hastanın yararına olduğu kadar cerrahinin başarısı ve yan etkilerinin azlığı açısından da önemlidir.

Hastanın karın boşluğunu küçük kesilerden giren bir kamera ve birkaç cerrahi alet cubuğu sayesinde hastanın karnında büyük bir ameliyat yarası olmamakta, ameliyat sonrası iyileşme ve normal yaşama dönme daha hızlı ve kolay olmaktadır. Laparoskopinin de avantajı olan bu durumun robotik cerrahideki gelişmiş durumu ise cerrahın ameliyat ettiği bölgeyi yakından, 3 boyutlu ve en ince ayrıntısına girerek görebilmesidir. Cerrahın küçük sinir ve damarları ayırt edebilmesi ve koruması da başka bir üstünlüktür. Açık cerrahi yapılsa cerrah elinin ve aletlerin giremeyeceği ya da çevreye zarar verebileceği durumlarda bile adeta yapay bir el gibi çalışan robot, cerrahın elinin dışarıdaki hareketlerini birebir hassasiyette içeriye aktarmakta ve ameliyatı mükemmelleştirmektedir. Robot kolunun içerdeki sınırsız hareket yeteneği, aynı anda birkaç cerrahi alet fonksiyonunu yerine getirmesi, çok daha az kanamaya yol açması ve iyileşme sürecinin daha kısa olması robotik cerrahiye yönelinmesinin asıl nedenlerindendir.

Yukarıda da özetlendiği üzere bu yöntemin ana avantajlarını küçük (santimetre düzeyinde) kesilerden gerçekleştirilmesi ve böylece hem yara iyileşmesi kolaylığı, fıtık oluşumunun olmaması, estetik kaygılara yanıt vermesi, hastanın normal hayatına dönmesinin çok daha kısa ve kolay olması söylenebilir. Diğer bir avantajı ise cerrahın açık cerrahi ya da laparoskopiye göre çok daha net ve yakın gördüğü ameliyat bölgesine hakimiyeti ve cerrahinin daha etkin yapılmasıdır, bu aynı zamanda daha az komplikasyon daha az çevre doku hasarı ve daha kesin hasta yararı demektir.

Dünya da kullanılmaya başladıktan bir süre sonra bu robotik cerrahi cihazları ülkemizde de cerrahi” konseptinin hastaya daha az risk getiren ve başarı oranını daha arttıran bir yöntem olduğu anlaşılacaktır.

Dünya da kullanılmaya başladıktan bir süre sonra bu robotik cerrahi cihazları ülkemizde de cerrahi” konseptinin hastaya daha az risk getiren ve başarı oranını daha arttıran bir yöntem olduğu anlaşılacaktır.

kullanıma girmiştir. Dünya daki kullanım zamanı ile ülkemizde kullanılması arasındaki zaman farkı göz ardı edilebilecek sürelerdedir. Şu anda ülkemizde de dünya daki örnekleri gibi rahimin alınması ( histerektomi ), yumurtalık kistleri ( over kisti ), myom ameliyatları ( myomektomi ) ve en önemlisi jinekolojik kanser ameliyatları sayılı ve sınırlı merkezde gerçekleştirilmektedir.

Hastalarımıza örnek vermek için kullandığımız cümledeki gibi basit bir diş çekiminde ya da enjeksiyonda bile risk her zaman mevcuttur. Ancak buradaki soru “risk var mıdır?”yerine” diğer klasik cerrahi yöntemlerine göre riski nasıldır?” şeklinde olursa bunun yanıtı kesinlikle bilinen klasik yöntemlere; açık cerrahi ve laparoskopiye göre riskleri, komplikasyon oranları daha düşüktür olacaktır.

Bugün için robotik cerrahinin dünya da hızla yayılıyor olması, belirtildiği gibi “minimal invazif Robotik cerrahi özel bir eğitim ve sertifikasyon sonrası ülkemizde ve dünya da sayısı ve isimleri belirli cerrahlar tarafından yapılabilmektedir. Bu ameliyatları planlar ve karar verirken bahse konu robotik cerrahi merkezinin “eğitim sürecini” ve tecrübe edinme” periyodunu geçirmiş merkezler ve cerrahlar olması hastaya yarar sağlayacaktır. Zira robotik cerrahi için söylenebilecek iki eleştiri konusu varsa bunun birisi yöntemin maliyeti diğeri de yeni uzman cerrah yetiştirme sürecinin açık cerrahideki eğitim süreçlerine göre daha sorunlu olmasıdır. Kısaca daha çok sayıda ve daha uzun süredir bu yöntemi uygulayan merkezler ve cerrahların daha az komplikasyon ve daha başarılı cerrahi yaptığı bilinmektedir.