Myomlar

Prof. Dr. Cem Baykal

Myomlar kadınların en sık görülen iyi huylu tümörleridir. Rahmin (uterus) kendisini oluşturan düz kas dokusundan kaynaklanırlar.  Kötü huylu (sarkom denir) olma ihtimali %1’den daha azdır. Ailede myom hikâyesi bulunması kişide görülme ihtimalini artırır ancak kesin olacaktır anlamına gelmez. Sıklıkla 35-45 yaşları arasında görülür.

Estrojen hormonuna bağımlı tümörlerdir. Dolayısıyla estrojen seviyesinin düşük ve yüksek olduğu dönemlerden etkilenirler. Örneğin myomlar gebelik sırasında artan estrojen düzeyinden dolayı büyüme gösterebilecekken, lohusalıkta küçülürler. O yüzden gebelik planı olan myomlu hastaya biran önce gebe kalması ve bebeğini uzun süre emzirmesi önerilir. Menopoza yakın dönemde şikayetleri takibe uygunsa müdahale etmeden beklemek doğru olur. Menapozla birlikte estrojen seviyesi düşer ve myomlar küçülür.

Doktorların myomlara yaklaşımını pek çok faktör etkiler. Yerleşim yerine, verdiği bulgulara, hastanın yakınma çeşit ve şiddetine, büyüme hızına, hastanın yaşına, doğum yapıp yapmamasına, gebelik planına, menapoz dönemine yakınlığına ve daha pek çok faktöre göre karar verilir. Myomlar rahmin dışına (subseröz), rahmin kas dokusunun içine(intramüral), kanamasıyla dökülen alana yakın,  rahmin tam içine (submükoz), rahim ağzına (servikal)  ve rahmin karın içindeki bağlarına (intraligamenter)  yerleşebilir. Hatta bazen büyüyüp vajinadan sarkabilir. Bu ayrıma göre yaklaşım ve tedavi şekli farklılıklar gösterir. Örneğin rahmin tam içine yerleşmiş gebelik planlayan ya da kanaması durmayan hastaya uygun bir myom alma operasyonu (myomektomi)  planı yapılırken, artık gebelik beklentisi olmayan büyük va kanama yapan myomlar için rahmin alınması (histerektomi) önerilir. Rahmin dışına doğru büyümüş myomlu, gebelik planlayan gruba bir an önce gebe kalması önerilir. Kanaması durmayan hastaya hormon tedavileri, hormonlu spiraller önerilebilir.

Myomlar sıklıkla belirti vermezler. Çoğu kez rutin jinekolojik kontroller sırasında saptanıp söylenmedi denmesin diye hastalara söylenirler.  Altı ayda bir takip yapmak yeterli olur. Hasta en sık kanama düzensizliği ile başvurur. Ara kanama, düzensiz adet görme, kanamalı günlerin uzaması, kanama miktarında artış, parçalı pıhtılı adet görme, adetin lekelenmeli başlayıp lekelenmeli bitmesi, adetlerin ağrılı olması sıklıkla görülen şikayetlerdir. Myom rahmin tam içine yerleşmişse, dışarıda olmasına rağmen büyüyüp içe baskı yapıyorsa, küçük boyutlu da olsalar, çok sayıdalarsa rahmin kasılma mekanizmalarını bozmalarından dolayı bu kanamalar oluşur.  Şayet myom büyükse kasık ağrısı, karında ele gelen kitle, bel ağrısı, makata vuran dolgunluk, kabızlık, beraberlikte çarpma hissi, idrar kaçırma, sık idrara çıkma belirtilerini daha sıklıkla görürüz. Bazen küçük bir nohut boyutundaki myom rahmin tam içine yerleşir, düzensiz adet kanamaları yapar ve ameliyata karar verdirirken, bazen de rahmin dışına doğru büyüdüğünden hiçbir bulgu vermeden portakal boyutuna ulaşmış olabilir. Myomlu hastalardaki ağrıların temel sebebi kitle basısıdır. Ani başlayan şiddetli ağrılar aklımıza myom dejenerasyon sansını getirir. Daha çok hızlı büyüyen myomlarda, myomu besleyen kan damarlarının yetersiz kalması sonucu oluşur. Bu durum daha çok gebelik gibi estrojen seviyesinin hızlı ve çok arttığı durumlarda görülür. İstirahat, agrı kesici, sıcak uygulama önerilir. Gebelik sırasında myomlar nadiren de olsa düşük veya erken doğumu tetikleyebilir. Risk görülen gebelerde düşük önleyici rahmi gevşetici tedaviler düzenlenir. Myomların rahim içindeki bebeğe zarar verme riski yok denecek kadar azdır.

Myomların çoğu zaman tedavisi takiptir. Şayet ameliyat söz konusu olduğunda yerleşim yerine, boyutuna, sayısına göre yaklaşımımız değişir. Rahmin tam içindeki bir myom için vaginal yoldan rahmin içine sokulan bir aletle (histeroskopik) myomektomi denenebilir. Diğer yerleşimler için karından 2-3 delikten sokulan aletlerle yapılan kapalı operasyonlar (laparoskopik) ya da açık myomektomi de yapılabilir. Hasta ile konuşularak myomun yerleşimine, büyüklüğüne, hastanın gebelik isteyip istemediğine, ameliyat süresi, hastanede yatış süresi, iyileşme dönemi konuşularak en uygun yöntem belirlenir. Robotik cerrahi ile de başarıyla ve konforla cerrahisi yapılan myomlarda taburcu olma süresi bir güne, iş hayatına ve günlük yaşama dönme süresi ise 2 güne düşmektedir.

Aşağıda gördüğünüz ve çeşitli hastaların myom görünümleri ve ameliyatlarına ait fotoğraflarda myomların uterusun (rahimin) içindeki yerleşimleri, ameliyatla çıkarılmaları ve ameliyat sonunda uterusun onarılmış görüntüleri incelenebilir.

Son 7 fotoğrafta ise bu konuda bir Dünya rekoru olan ve Guinness Rekorlar Kitabı başvurusu yapılmış olan ve Almanya’da myomların ameliyatla temizlenemeyeceği ve mutlaka rahimin alınması gerektiği söylenmiş bir yurtdışı hastama yaptığım multipl myomektomi (açık cerrahi) operasyonuna ait görüntüler bulunmaktadır. hasta 5 günlük bir Türkiye ziyareti ile tarafımca yapılan bir operasyonla 330 adet myom çıkarılmış, uterusu alınmamış ve doğurganlığı korunmuştur. hastamız postoperatif 3 ayda düzenli menstruasyon görmektedir.

1