Vulva ve Vajen Kanserleri

Prof. Dr. Cem Baykal

VULVA VE VAJEN KANSERLERİ

VULVA KANSERİ

Vulva, kadınların dış üreme organı olup, küçük ve büyük dudaklardan, klitoristen ve vagen girişinden oluşur. Genel olarak vulva, “dış genitalya (external genitalia)” ya da “dış genital organ” isimleri ile anılır.

Vulva kanseri, “Vulva Ca” adı olarak tanımlanır ve vulvanın derisinin kanserleşmesi olarak ifade edilir.
Vulva kanseri kadınlar içinde görülme oranı yüzde 3 dür. Genelde menopoza girdikten birkaç yıl sonra meydana gelmektedir. Vulva kanseri çoğunlukla, çok katlı epitelden oluşan “squamoz hücreli” kanserlerdir. Ayrıca başka bir özel kanser tipi olan Paget hastalığı, bazal hücreli kanser türü ve malign melanom da vulvada rastlanılabilmektedir.

Cinsel geçişli hastalıklardan human papilloma virüsu enfeksiyonunun vulva kanserine neden olduğu bilinmektedir. Bu yüzden vulva vajen ve serviks kanserleri aynı nedene bağlı gelişen ve önlenebilen kanser türleridir.

Vulva kanseri ilk aşamada lokal olarak büyür ve çevre doku ile organlara hasar vermeye başlar.

Kanser, kendini ilk önce vulvada ülser biçimde ya da tümör biçiminde gösterir. İlerleyen zamanlarda vulva bölgesindeki organlara oradan da idrar yolları, anüs ve vajinaya ulaşır. Son olarak da lenf damarlarına gelerek vücuda yayılmaya başlar yani metastaz gerçekleşmeye başlar.

Vulva kanserinin ilk belirtisi şiddetli ve tedavi olunmasına rağmen geçmeyen kaşıntıdır. Kaşıntı Latin dilinde “pruritus (pruritus)” olarak ifade edilip, vulvar pruritus vulvada meydana gelen kaşıntıyı ifade eder.

Vulvada hissedilen kaşıntıların sebebi olarak genelde ilk düşünülen durum vajinal mantar enfeksiyonlardır. Bu sebeple çoğu hasta yanlış tanı ile vajinal mantar tedavisi görerek, olası vulva kanser tedavisi için zaman kaybetmektedir.

Vulva kanseri çoğunlukla şiddetli kaşıntı, sertleşme, renk değişimleri, kabarıklıklar olarak kendini gösterir.

Uzun müddet devam eden vajinal kaşıntılar için denenen ilaç tedavisi, şikâyetleri yok etmemiş ise vulva kanseri riski için biyopsi alınması gerekir.

Vulva kanseri teşhisi, bütün kanserlerde de olduğu gibi şüphe edilen bölgeden parça alındıktan sonra patolojik inceleme sonucunda kesin teşhis konmaktadır. Şüpheli bölgeden parça alınması işlemine biyopsi denir.

Vulvadan alınan parçanın patolojik teste gönderilmesine “vulva biyopsisi” denir. Vulva biopsisi, vulva kanseri riski olduğu durumlarda klasik bir jinekolojik muayene masasında, bölgeye lokal anestezi uygulanarak parça alınması işlemidir. Çok kısa sürer ve bölge anestezi altında olduğu için acı, ağrı yok denecek kadar azdır.

Vulva kanserinin tanınması ve doğru alandan parça alınması için “kolposkop” adı verilen bir cihaz kullanılır.

Kolposkop adı verilen bu cihaz, vagina kanserleri ve servix yani rahim ağzı kanserlerinin de tespit edilmesinde son derece önemli bir cihazdır. Kolposkop, vulva bölgesini görüntülerken olduğundan 10–40 defa büyük görünmesini sağlar.

Vulva kanseri tedavisinde ameliyat ile vulvanın çıkartılması ana tedavi metodudur. Bu tedavi yönteminde kasık lenf bezlerinin çıkartılması işlemi de eklenebilir. Ameliyat sonrasında radyoterapi yani ışın tedavisi ilerlemiş olan vakalarda kullanılmaktadır.

VAJEN KANSERİ

Kadın üreme sisteminden kaynaklanan kanserlerin %1′i vajina kanseridir). Vajina kanseri ortalama olarak 45-65 yaş arası kadınlarda rastlanmaktadır. Vajina yüzeyini döşeyen çok katlı epitel hücrelerinden ortaya çıkar tamamına yakını squamoz tip kanserdir. Cinsel geçişli hastalıklardan human papilloma virüsu enfeksiyonunun vajina kanserine neden olduğu bilinmektedir. Bu yüzden vulva vajen ve serviks kanserleri aynı nedene bağlı gelişen ve önlenebilen kanser türleridir.

Vajina mukozasında gelişen kanser travmaya hassastır. Bu özelliği ile özellikle ilişki sırasında ve sonrasında kanamaya neden olur. Ayrıca idrar torbasına ve kalın barsağa yakınlığı nedeni ile bu organlarla ilgili yakınmalara neden olabilir. İdrar yapma problemleri, idrar yaparken yanma, kanama ve ağrı, dışkılama sırasında ağrı ve kanama şikayetleri olabilir.

Jinekolojik muayene sırasında vajina duvarında kanamalı erozyone veya tümoral alan görülür. Bu bölgeden alınan biyopsinin incelenmesi ile tanı konur. Ayrıca servikal kanser taraması olan smear testi vaginal kanserlerin erken tanınmasında da faydalıdır.

Kadın genital kanserlerinin %1-2’sini oluşturur.Genel olarak rahim ağzı kanserlerine benzer bir nedensel ve biyolojik özelliğe sahiptir. Vajina bir ucunda rahim ağzı diğer ucunda vulva olan tüp şeklinde bir organ olduğundan tanı ve tedavide bir takım teknik zorluklar ortaya çıkabilir.Hastaların %76’sı 50 yaşından büyüktür.

Belirtiler

  • Ağrısız kanama (ilişki sonrası olabilir)
  • Akıntı
  • Sık idrara çıkma ve mesane ağrısı

Tedavi

Vajen kanserlerinin tedavisi cerrahidir evrelemesi de cerrahi yoluyla yapılır. Eğer tümör vajenin üst 1/3 ünde yerleşikse serviks ca cerrahi tedavisi gibi cerrahi uygulanırken alt 1/3 vajendeyse vulva kanseri gibi cerrahi uygulanır. Gereğinde radyoterapi de tedavide yer almaktadır.